Reklam

Zahid ORUÇ: "Türkiye medyası Vatan savaşında halkımızla omuz omuza savaştı"

Azerbaycan Parlamentosu Milletvekili İnsan Hukukları Komitesi Başkanı Zahid Oruç; ''Ortak Medya Platformu, Azerbaycan-Türkiye ikili ilişkilerini güçlendirerek stratejik bir medya ortaklığı kurulmasını öngörmektedir'' dedi.

 Zahid ORUÇ: "Türkiye medyası Vatan savaşında halkımızla omuz omuza savaştı"
Editör: Erzurum Söz
05 Şubat 2021 - 13:19
Azerbaycan Parlamentosu Milletvekili İnsan Hukukları Komitesi Başkanı  Zahid Oruç konuşmasında şunları söyledi :''Azerbaycanlılar Türkiyə medyasında ön mevkilere çıkarsa ve yakında Karabağ zaferine adanmış bir film çekmeye gecikmeden başlarsak ...
Azerbaycan Parlamentosuna sunulan anlaşma tarihi öneme sahiptir. Bunu önemli bir devlet anlaşması olarak görenler haklıdır. Öncelikle belgenin hukuki tarafını ve kısa yorumunu sizinle paylaşmak istiyoruz: Azerbaycan ile Türkiye arasında Stratejik Medya İşbirliği Mutabakat Anlaşması, 10 Aralık 2020 tarihinde Bakü'de düzenlenen Büyük Askeri Zafer Geçit Töreni'nin ardından Cumhurbaşkanları İlham Aliyev ve Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla resmi heyetler arasında yapılan toplantıda imzalandı. Türkiye Cumhurbaşkanlığı İletişim Daire Başkanı Fahrettin Altun ve Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Hikmet Hacıev'in imzaladığı belge, iki ülke arasındaki medya ilişkilerinin geliştirilmesi ve yeni hedeflere taşınması fikrine hizmet ediyor. Bu amaçla oluşturulan Ortak Medya Platformu, Azerbaycan-Türkiye ikili ilişkilerini güçlendirerek stratejik bir medya ortaklığı kurulmasını öngörmektedir. 6 maddeden oluşan belgenin amacı ekrana yansıtılıyor. Kısacası, ana faaliyet alanları medya ilişkileri için sağlıklı bir altyapının oluşturulması, bilgi, becerı, deneyim ve kaynak alışverişi, iki ülkenin resmi medyası tarafından ortak araştırmalar, eğitim ve değişim programlarının düzenlenmesi, fikir liderleri arasında bir iletişim köprüsü kurulması işbirliği hükümleri arasındadır.
Platformun kapsamı, görevlerin yerine getirilmesinden sorumlu kurumlar ve diğer yasal yükümlülükler de belgeye yansıtılmıştır. Mutabakat Zaptı'nın yürürlüğe girmesinden sonraki 3 ay içinde, medya platformunun uygulanması için kapsamlı bir plan geliştirmek üzere taraflar arasında ortak bir çalışma komisyonu kurulacaktır. Anlaşmanın süresi 1 yıl olmasına rağmen, taraflardan birinin diğerine AM'yi 3 ay önceden feshetme kararını bildirmemesi durumunda, bunun otomatik olarak bir yıl daha uzatılacağını da belirtmemiz gerekiyor. Şimdi, mevcut iletişim, yüksek teknoloji ve hızlı haber akışı bağlamında herhangi bir devletin bir numaralı hedefine hizmet eden bilgi alanındaki işbirliğinin katkısının yanı sıra belgenin siyasi ve manevi önemini takdir etmek istiyoruz. .
Azerbaycan'ın bağımsızlığını kazanmasının ardından iki ülke arasındaki ilişkiler hem Milli Lider Haydar Aliyev hem de İlham Aliyev ve Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde ekonomik, siyasi ve askeri açıdan en üst seviyeye ulaştı. 2010 yılında kurulan Stratejik Ortaklık Konseyi, devletlerarası ilişkiler tarihinde bir zirve olup, Parlamentoya sunulan bir anlaşma neticesinde kurulan Birleşik Medya Birliği, aynı zamanda askeri-siyasi ittifakımızı güçlendirmenin en önemli aracıdır. Çünkü bugün ülkelerin güvenliği sadece Silahlı Kuvvetlere değil, medyanın profesyonelliğine, dış ve iç tehditlere hızlı bir şekilde cevap verebilme yeteneğine, ulusal bilgi alanını koruma ve uluslararası rekabete ayak uydurma potansiyeline bağlı. Ordular arasındaki ittifak önemli olduğu kadar, bilgi savaşı yürütebilecek Medya Güçlerini bir araya getirmek de aynı derecede önemlidir Anlaşma hükümleri arasında dezenformasyona karşı ortak mücadelenin varlığı, Türkiye ve Azerbaycan'a karşı enformasyon savaşı verenlerin aynı olmasından kaynaklanmaktadır. Bunları ancak eklem direnci ile aşmak mümkündür. Haftalık tirajı bir milyonun üzerinde olan Sabah, Hürriyet, Sözcü, Milliyet, Posta gazetelerinin yanı sıra Kanal D, ATV, Star TV, TRT 1 ve diğer kanallar sadece ulusal değil, aynı zamanda uluslararası izleyici kıtlesıne, ekonomik desteğe, personele ve güçlü bir etki alanına sahipler.
44 günlük Vatan savaşında Türkiye-Azerbaycan kardeşliği yüzyıllardır oluduğu gibi, yine de bu tarihi sınavdan başarı ile çıktı.  Kazanılan başarı  sadece iki ülkenin seçkinleri ve hükumetleri ile değil,  aynı zamanda sayıları 100 milyonu geçen Türk-Azerbaycanlı, ayrıca uluslararası kamuoyunun bakış acısını oluşturan basın, televizyon sanal medyanın fedakar ve yiğitçe çalışan ünüformalı savaşçıların yiğitliği sayesinde de oldu. Biz 44 gündə Türkiye ve Azerbaycan`ın enfarmasyon mekanında birleştiğini, bütünleştiyini gördük. Onlar Vatan savaşının hər gününü bizimle bırlıkte yaşadılar, üzüntü ve sevincimizə ortak oldular. Türkiye’nin önde gelen televizyon kanalları Başkomutan ve Cumhurbaşkanı İlham Alıyev’le  kapsamlı röportajlar yapmış, bunu dünya gündemine taşımış, hakikati yaymış, 44 gün boyunca düzenli olarak savaş alanlarından ve siperlerden haber yapmış, savaş ortamında savaşmış gibi, profesyonellik örnekleri oluşturmuş, görevini yapmak için verimlilik ve özveri sergilemişler. Hemen hemen tüm televizyon, radyo, milyonlarca nüshalı gazeteler ve farklı izleyicilere sahip gazeteler, sanal medya kaynaklarının büyük çoğunluğu Azerbaycan'ı her zaman çeşitli formatlarda ana tartışma konusu haline getirmiş, tüm cephaneleriyle Karabağ ve Azerbaycan için savaşmıştır. Sadece haber spikerleri değil, tüm devlet adamlarını aktif tartışmalara ve analitik programlara dahil etmenin yanı sıra üniversite rektörlerinden akademisyenlere, profesyonel askeri-politik uzmanlardan halkın genel üyelerine kadar herkesi seferber etti. Gururlu ve unutulmayan sayfalar bunlar ve çektikleri çilelerden dolayı tüm Türk medyasına saygı ve şükranlarımızı iletelim ve özellikle şunu da vurgulayalım ki Azerbaycan devleti tarafından gelecekte çeşitli ödüller, nişanlar ve madalyalarla layık görülmeleri ile birlikte halkımızın tükenmez sevgisini kazanmışlar ve bu Memorandum'un da temel taşı 44 günlük savaşın kroniğidir.
Azerbaycan basını insan kaynakları, program politikası, tür, üslup ve yayın politikası ve profesyonellik açısından yeni talepler ve gereksinimlerle karşı karşıyadır. Devlet politikasının uygulanmasından sorumlu önceki organ kaldırılmış ve yeni bir Medya Geliştirme Ajansı kurulmuştur. Her iki ülkenin basın ve enformasyon ajanslarının dünya arenasına girmek, yerlerini ve konumlarını başarılı bir şekilde temsil etmek için daha sistematik, planlı ve hedefli bir şekilde çalışacaklarını umuyoruz. Azerbaycanlı gazetecileri Türkiye medya kuruluşlarının başkanları, sunucuları, yayın yönetmenleri statüsünde görmeyi umuyoruz. Bunun önünde herhangi bir dil, eğitim veya idari engel yoktur. Türk medya sektöründe on binlerce öğrencimizin gelecekteki kariyerlerini inşa edeceğine, bunun aksi olarak ta  Türkiyə medya temsilcilerinin de Azerbaycanda kariyerini inşa edeceğine inanıyoruz
Ortak Media Platform'un kapsamı çerçevesini aşarak, medyanın ötesine, dünya çapında daha geniş bir izleyici kitlesine ve destekçilerine sahip olan film endüstrisine kadar uzanır, büyük finansal kaynakların yanı sıra "yumuşak güç" politikasına hizmet eder. Anlaşmanın 2. maddesinin "d" paragrafı bununla ilgilidir. Bu en önemli alanlardan biridir. Azerbaycanlı izleyicilerin yüzde 80'inden fazlası yabancı filmlere maruz kaldı. Bunun ideolojik ve ahlaki sonuçları olduğunu söyləməyə gərək yok. Yeni kurulan Film Ajansı'nın tarihi geleneklerimizi yeniden canlandıracağını umalım. Türkiye'de bu rakam yüzde 40'a düştü. Çünkü son yıllarda film endüstrisi devlet ve ulus inşasına daha yakından dahil olmuş, büyük bir ticari temele sahip olmuş, rekabetçi bir dünyada yer edinmiş ve büyük bir gelişme göstermiştir. Bir süre önce "Muhteşem Yüzyıl" filminin yanı sıra en iyi sinema eserlerinden biri olan "Diriliş Ertuğrul" ve diğer dizilerin televizyonlarımızda gösterilmesi tesadüf değil. Umuyoruz ki, Türk firmaları "Büyük Geri Dönüş" politikasına dahil olurlarsa, Karabağ tarihçemiz, Ordumuzun Şuşa'daki zaferi, Türkiye ile birlikte çekilecek filmlerde en parlak sanatsal ifadesini bulacaktır. Bu işe gecikmeden başlamak gerekir. Şehit olan evlatlarımızın cesaretini filmlere taşımak ve onu dünyaya göstermek siyasi ve kültürel hedeflerimizin ön saflarında yer almalı.
Mutabakat, diğer ülke medyasının da katılmasına açık. Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan 11 Aralık 2020'de "İletişim Başkanlarımız ülkelerin buraya katılarak onu güçlendirmesi siyaseti yürütecekler" dedi.
Anlaşmanın faydalı ve başarılı olacağına inanıyoruz''
                                                                                     

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum