Erzurum Ve Doğa Sporları
Yavuz Yılmaz

Yavuz Yılmaz

Erzurum Ve Doğa Sporları

15 Ekim 2018 - 12:11

Dünyanın en yüksek kenti La Paz dır.  Bolivyanın başkenti olan La paz  aynı zamanda dünyanın en yüksek başkentidir. Şehrin nüfusu 900.000 i aşkındır. Şehrin rakımı yüksek yerlerde 4.100 mt nin üstündedir. Şehrin alçak kesimlerinde 3.000 metre civarındadır. Yani şehrin kendi içindeki yükseklik farkı bile 1.000 metrenin üzerindedir. Bazı mahallelere iniş çıkış asansörle sağlanmaktadır. Şehirde 4.100 metrenin üzerinde Uluslararası bir havaalanı mevcuttur.  Bu yükseklikte uçakların kalkışı rakım yüksekliği sebebiyle normal hava alanlarından daha zordur. Bu durum yüksek rakımlarda havanın kaldırma kuvvetinin azlığından kaynaklanmaktadır. Yani burada pilotlara daha fazla iş düşmekte uçak kullanmak daha fazla maharet ve teknik bilgi gerektirmektedir.

                               Başka bir ifade ile Palandöken dağının zirvesi La Paz kentinin en düşük noktası kadardır. Havaalanının olduğu yer ise Palandöken dağından 1.000 metre kadar daha yüksektir.  Çin şu anda Tibet in Neggu kentine 4.436 metre yükseğe Uluslar arası havaalanı yapımına başlamıştır. Bundan öncede Qamdo kentine 4.334 metre yüksekliğe havaalanı yapmıştır.

                               Şimdi diyeceksiniz ki  Bolivya ile La Paz la Çin in Neggu ve Qamdo hava alanları ile Erzurum un ne alakası var?

                               Çok alakası var, hani hep deriz ya Erzurum kış memleketi rakım çok yüksek o yüzden bu şehre hiçbir şey yapılması mümkün değil bahanesine sığınırız ya eller neler yapıyor anlaşılsın diye başka diyarlardan bahsederek yazıma başladım. Adamlar Süphan dağının zirvesi kadar yükseklikte şehirler ve uluslararası havaalanları yapıyor. Mazeret yok, bahane yok, yeter ki isteyelim, sebat edelim, çalışalım.

                               Dünyanın en gelişmiş, en zengin ve medeni ülkelerinin çok soğuk bölgelerde olduğunu da unutmayalım. Kanada, Norveç, İsviçre, İsveç, vb. ancak bu ülkelerin insanları bu mazeretlere yapışıp kalmamışlardır.

                                Bizim tezimiz doğru olsaydı (sıcaklık ve rakım tezi)  Afrika herhalde dünyanın en gelişmiş kıtası olurdu. O halde tezimiz yanlış. Her şey insanda bitiyor.

                                Hani Araplar petrolü başlarına gelen her felaketin sebebi gibi görürler ya sanki petrol olmasa dünyanın en huzurlu coğrafyası olacaklarmış gibi, o masum sıvıyı zenginliklerinin sebebi değilmiş gibi suçlarlar ya, sanki petrol bilinmezden evvel dünyanın en huzurlu coğrafyası kendileri gibi davranırlar ya, oysa petrol olmaz sa belki de Afrika gibi aç kalacaklarını da unuturlar. Aynı coğrafyada ki Mısır ve sudan farkını görmezden gelerek. 

                                Bizde de suçlu KAR dır. O masum beyazlık gelişmemişliğin, geri kalmışlığın yegane sebebi gibi gösterilir. Zavallının kendini savunacak gücüde, dilide yoktur. Şehrin yeminle söyleyebilirim ki en günahsız, en masum kişisi kardır. Bu şehirdeki en günahsızdan en az yüz kat daha günahsızdır.  

                              Erzurum yüksek bir şehirdir. Soğuk bir şehirdir. Ancak bu durum aynı zamanda Erzurum un farkıdır, avantajıdır. Bunu bizlerde böyle görmeliyiz. Bunu bir kadersizlik gibi algılamamalıyız. Ellerimizi dizlerimize vurup feveran etmemeliyiz, tam tersine bu farkı kendimiz için bir artı değer olarak algılamalı, gardımızı buna göre almalıyız.

                                  Bugün dünyanın her yerinde deniz turizmi yanında çok ciddi bir doğa ve kış turizmi potansiyeli ve pazarı mevcuttur. Bu şehir bu iş için biçilmiş bir kaftandır. Bu şehirde çok büyük bir dağ ve kış sporları potansiyeli mevcuttur.

                                  3176 metrelik Palandöken dağı, 3169 mt. Dumlu, 3239 mt. Mescit Dağları, 3186 mt. Veli baba, 3058 metre Akbaba, 3054 metre Kargapazarı dağlarının arasında tam anlamıyla bir dağ,  doğa ve kış sporları cazibe  merkezi

                                   Ayrıca 8 km2 lik Tortum gölü ve Tortum şelalesi,  10 km2'lik Kuzgun Barajı, 22 Km2' lik Palandöken Göleti, 220Km2'lik Çat Barajı, 46 Km2 lik Söylemez Barajı, 1.5 Km2 lik Demirdöven Barajı gibi yapay gölleri ile bir su havzasıdır.       

                              Erzurum aynı zamanda Anadolu nun su taksim noktasıdır. Karasu, Çoruh, Aras, Oltu çayı, Tortum Çayı ile bir çok nehrin doğduğu ve geçiş yaptığı bir şehirdir.

                                   Bir doğa aşığı insan olarak  Erzurum da ayağımın değmediği dağ, taş kalmadı dersem çok abartmış sayılmam. Bu şehirde bazı dağların nerdeyse tamamına yakınının yabani meyvelerden oluştuğunu, bazı dağlarının Boluda ki dağlardan daha yüksek çam ağaçları ile kaplı olduğunu söylesem, Dağlarında maden suları, yerden en az bir metre yükseğe fışkıran soğuk su kaynakları, gözeleri, alabalık suları, binbir renk, binbir çeşit  çiçeklerle süslü bir botanik bahçesini andıran sayısız güzellikteki çiçeklerini, anlatmakla doyamayacağım binlerce güzelliğine şahit oldum. Bu şehrin çok büyük bir çoğunluğunun bilmediğine, görmediğine emin olduğum bu güzelliklerin bilinmemesi de benim bir başka büyük üzüntümdür. Bütün bunlar bu çoğrafyanın eşsiz zenginlikleridir. Bir çok ilçemizde dağ ve doğa sporları için biçilmiş kaftandır. Bu anlamda yapılan bazı alanlar mevcut isede bunlar doğanın sunduğu güzelliklerden istifade etme anlamında devede kulak mislidir.

                                     Uzun kış mevsiminin, uzun günlerini ve gecelerini kahve köşelerinde oyun oynayarak geçiren gençlerimiz, hayatlarının en verimli çağını ziyan etmektedir. Şehrin büyük çoğunluğu Palandöken dağını, karı ve kayağı ayrıcalıklı insanlara ait bir imtiyaz olarak görmektedir. Tamamen haklı olmasalar da haklı taraflarıda oldukça fazladır. İlginçtir bu dağlar şehrinin, yayla çocukları Ilıca ve Hasankale sayesinde yüzmeyi kayak kaymaktan ve kış sporlarından daha iyi bilirler, kendimde Sakarya da, Sakaryalı arkadaşlarımı şaşırtmıştım. Teşekkürler Ilıca ve Hasankale, bunu nükte olsun diye yazmadım. Meraklısı araştırabilir. Şehrimin çocukları ve gençleri iyi yüzücüdürler.

                               Bugün yüksek rakımda yapılan antrenmanların etkinliği ve faydası tartışılmaz bir realitedir. Özellikle oksijenin daha az olduğu yüksek rakımda antrenman yapan kişilerin oksijensiz solunuma alışarak oksijenin yoğun olduğu düşük rakımlarda çok büyük başarılar elde ettiği herkesin bildiği bir gerçektir. O açıdan Erzurum ili, Palandöken dağı ve Palandöken yaylası Türkiyedeki bütün spor branşlarının Milli Takım Kamplarının merkezi konumuna getirilebilir. Bu şehrimiz açısından çok ciddi bir sosyo- ekonomik fayda sağlayacak, ülkemiz açısından ise spordaki başarımızın artmasına neden olacaktır. Bu husus şehrin Spor severleri, sporcuları, Bürokratları, Siyasetçileri tarafından sık sık gündeme getirilmelidir. Bu yabana atılacak bir mesele değildir. Üzerinde ciddi kafa yorulması gereken bir meseledir. Konu ile ilgili projeler hazırlanmalı, bunun gerekliliği her platformda vurgulanmalıdır.

                               Nasıl ki Ege ve Güney Sahillerimizdeki tatil beldelerinin nüfusu yazın 3-5 katına çıkmakta ise, Erzurumumuz un kış nüfusu da üç beş katına çıkarılabilir.  Şehir bu potansiyele sahiptir. Sorun bu potansiyeli harekete geçirecek  projeler ve  orijinal fikirlerdir.

                               Şehrin en büyük kaynağı ise Kar ve kayak sporlarıdır.

                              Sonuç olarak şunu diyebiliriz;  Erzurum bir Calgary olabilir. Lütfen bu cümlemi alaycı bir ifade olarak algılamayın, her şey hayal etmekle başlar.İnanmakla başlar Neden olmasın, orda olan her şey neden burada da olmasın, bu işi orada uzaylılar yapmadı bizim gibi insanlar başardı. Bizde başarabiliriz.  Bugün aradan 27 yıl geçmesine rağmen Calgary de 1988 Olimpiyat ruhu yaşamaktadır.   Calgary 1.000.000 u aşan nüfusu ile dünyanın en zengin bölgelerinden biridir.

                               Erzurum, dağcılık, trekking, rafting, dağ bisikleti, binicilik, avcılık, balıkçılık, Kayak, snowboard, tur kayağı sporları açısından bulunmaz bir coğrafyadır.

                                Bütün spor branşlarının Milli Takım Kamplarının Palandöken Yaylasında  mutlak surette kurulması gereken bir şehirdir. Hemde bu tesislerin dünya standartlarının üzerinde olmasını gerektirecek bir coğrafi üstünlüğe sahiptir.

 

                                  ERZURUM BİR CALGARY OLABİLİR, BELKİDE FAZLASI??....

Bu yazı 642 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Meriç Kale
    6 ay önce
    Çok güzel bir yazı ve kıymetli bilgiler bunlar yüreğine sağlık. İnşallah Erzurum'un bürokratları ve zenginleri de konuyla ilgilenirler.