Sivas Hayvan Hastanesi
Hanife Döner

Hanife Döner

Sivas Hayvan Hastanesi

17 Aralık 2018 - 12:45

Hayvanın da  hastanesi  mi varmış? Dediğinizi duyar gibiyim.Var tabii, sahip olduğu  özellikler nedeniyle  veteriner hekimliğe yakışır bir  kurum  olduğunu düşündüğüm  bir hayvan hastanesi var  hem de Sivas’ta…
Aslında biz toplum olarak bu kavrama çok  da  uzak değiliz. Dünyanın ilk hayvan hastanesi Gurabahane-i Laklakan( Düşkün Leylekler Evi),  Osmanlı tarafından 19. Yüzyılda Bursa'da kurulduğu ve sonbaharda geri dönemeyen göçmen leyleklere, ayrıca sokak hayvanlarına ve diğer çeşitli hayvanlara yardım amaçlı kurulduğu düşünülecek olursa.
Evinde herhangi  bir hayvan besleyenler bilirler, onlar artık  bir hayvan olma özelliğini çoktan yitirmişler, evin evlatlarından  biri  olmuşlardır bile. Benim de kesinlikle en şirin hayvan klasmanında, açık ara şampiyon olacak olan iki   muhabbet  kuşum var. 5 yıldır beraber yaşadığımız Jelibon ve Çitçit. Minnacık canları  var  ama bana   hissettirdikleri  sevgi çok büyük. Sabahtan akşama kadar birbirlerine  sürekli bir şeyler anlatıp duran bu iki sevimli dostumun, muhabbet kuşu  adını  gerçekten  fazlasıyla   hak  ettiklerini düşünüyorum.
Sözü  çok uzatmadan asıl mevzuya gelecek olursak, geçenlerde biricik  Jelibon’umda  göz rahatsızlığı oluştu.Minik dostumun  acil veterinere ihtiyacı  vardı. Ne kadar üzüldüğümü tahmin bile edemezsiniz.Sordum, soruşturdum, araştırdım, internetteki bütün forum sitelerini tek tek okudum, bulabildiğim  veteriner kliniklerini aradım: ‘’Kanatlı hayvanlar"la ilgili çalışmıyoruz  ve buna  benzer  bir sürü cevaplar aldım. Kısaca söylemek gerekirse  anlayan birini  bulamadım.
Umutlarımın tükendiği bir anda, çok sevdiğim bir dostumun,Sivas Hayvan Hastanesini tavsiye etmesi  üzerine  Jelibon’umla birlikte hayatımızda ilk defa bir hayvan hastanesine gittik.
Biraz  beklememiz gerekti. Bir kenara oturup  başladım seyretmeye. Her tarafta kediler, köpekler, oradan oraya koşturan güleç yüzlü, şefkatli  öğrenciler,  muayeneye  gelen köpeği seven asistanlar, her gelen soruyor nesi var hastanın? Anlatıyorum hocamız bir görsün, diyorlar.Rüyada gibi hissettim kendimi bir an.
 Siz de bilirsiniz ki insanı tedavi eden birçok özel  kliniğe  ve hastaneye -hatta  bunların  en iyisine- bile  gitseniz bunların genelinde insanı irite eden, soğuk bir hava eser.Bina güzeldir, ekip iyidir,her şey tamamdır,teknoloji son sistemdir  ama  bir şeyler eksiktir ve birçoğunun vermediği bir şey vardır o da samimiyet.Hayvan  hastanesinde  geçirdiğim saatler boyunca samimiyetten başka bir şey görmediğim gibi   hiçbir yerde rastlamadığım  ilgiyi ve güler yüzü gördüm diyebilirim.
Daha sonra randevu aldığım Dr.Öğrt.Üyesi  İlker Şen hoca geldi. Karşımda  kerli  ferli  birini beklerken  genç, enerjik, güven veren tavırlarıyla bir hoca duruyordu. Gayet hızlı, detaylı ve güzel bir şekilde muayene etti. "Bir kuş kaç lira ki, yenisini alırsın" zihniyetinde yaklaşmayıp, beni endişelendirmeden her şeyi tek tek, sabırla açıklayıp, oldu bittiye getirmedi. Tüm sorularımı ayrıntılı bir şekilde cevapladı. Sormadıklarımı  bile içimi rahatlatmak için anlattı. Jelibon’a bakışlarından gerçekten hayvanları ve  işini seven, her halinden mesleki  deneyiminin oldukça yeterli  olduğunu hissettirdi bana.
 İlker Hoca muayene ederken; ‘’Eğer iyileşirse  sayesinde olacak, iyileşmezse en azından yapılabileceğinin en iyisini yaptığını biliyorum. ‘’ dedim kendi kendime. Muayeneden tedaviye kadar yapılan her müdahaleyi gözlemlememi, yanlarında bulunmamı  engellemedi. İşini layıkıyla yapan, etik, profesyonel   ve dürüst  bir veteriner hekimle karşılaştığım  için kendimi çok şanslı hissediyordum. Daha sonradan  öğrendim  ki İlker  Hoca  aslında cerrahmış ve  bu alanda da  gayet başarılı ameliyatlar yapıyormuş. Ve neticede tedavi sonucunda biricik kuşumun rahatsızlığı geçti. Göstermiş olduğu ilgiye sonsuz minnettarım. Siz de bir gün gelmek zorunda kalırsanız  bilin ki küçük dostunuz çok  güvenilir  ve profesyonel  ellerde olacaktır.
Burada bir parantez açarak, hastane ile ilgili birçok edindiğim bilgiyi sizlere aktarmadan geçmek istemiyorum. Cumhuriyet Üniversitesi Veteriner fakültesine bağlı olan Sivas Hayvan Hastanesi 2013’ ten itibaren faaliyet göstermeye başlamış. Cihazların en ileri teknolojide olduğu hastane, her türlü operasyonu gerçekleştirecek teknik donanıma sahip. 12 akademik personeli ile hizmet vermekte olan Hayvan Hastanesinde; doğum ve jinekoloji, cerrahi, iç hastalıkları, patoloji  olmak üzere  5 tane  ana bilim dalı bulunmakta. Klinik teşhis, patolojik  teşhis ve  merkez laboratuvar olmak üzere 3 tane laboratuvar; nekropsi salonu,  aynı zamanda  2’si küçük  2 ‘si büyük  hayvan olmak üzere 4 tane de  ameliyathaneye sahip. Hastanenin bünyesinde pediatri ve  geriatri hastalarına da hizmet veren genel ve ortopedik cerrahi bölümü de mevcut.
Endoskobiden  tutun da  renkli doplere, radyolojiden, yoğun bakım ve reanimasyon ünitesine, her türlü  kan tahlilinin yapılabildiği  cihaza ve laboratuvara kadar hayvan  sağlığı  alanında  kapsamlı, tam teşekküllü bir yapıya sahip.  Yılda 2.000  civarında sevimli  dostlarımıza hizmet veren  hastanenin, Türkiye’de işitme testi yapan tek hastane  olma özelliğinin de  olduğunun   altını çizmek isterim. İlker Hocanın başarıları ile de Sivas  sınırlarını aşan referans noktası olup, Türkiye’nin  dört bir tarafından hasta getirilen bir hastane olmuş. Bu anlamda umut vadeden  İlker Hoca ve hastane, Sivas’ta yaşayan havyan sahiplerinin şu an için gidebileceği en büyük, en güvenilir ve  en doğru adres olacağı  kanaatindeyim.
…..
Veteriner hekimliğin dünyanın en özveri gerektiren ve beşeri hekimlikten çok daha zor ve daha çok emek,vicdan  gerektiren bir  iş olduğunu düşünmüşümdür hep. Ağzı var dili yok olan; size şuram acıyor,buram yanıyor,midem  bulanıyor diyemeyen,derdini anlatamayan  bir  canlının  ayırıcı tanısını koymak, (Teknik  anlamda en zor  olanı kanaatimce) hastalığını teşhis etmek,tedaviye başlamak,süreci takip etmek,hasta sahibini bilgilendirmek,sakinleştirmek…Yaptıkları işi gerçekten çok takdir ettiğimi belirtmek  istiyorum. Münferit hatalar ve yanlış anlamalar her zaman mevcut olabilir her meslekte olduğu gibi. Bazı anlaşmazlıklardan  hareketle, konusunda uzman ve kendisini mesleğe adamış kişilerin şahsına yönelik karalamaya başvurmanın, gerçekten ne kadar insani ve ahlaki bir  davranış olduğunu da aklı selim okuyucularımın  takdirine bırakıyorum.
Ortak bir hayat sürdüğümüz can dostlarımızla böylesine ilgilenen, gönül rahatlığıyla  emanet edebileceğimiz bir  hastanenin ve mesleğe olan saygısıyla profesyonel çalışma hayatı olan bir hocanın olması bizler için çok büyük bir şans.
Böyle yerler,böyle hocalar  var olmalı ki gözümüz arkada kalmasın. Zaten hayvan dediğimiz şu dünyada hak ettiğinin yarısını bile alamıyor.Bari olanı değerlendirelim.
Yolu açık olsun işini aşk ile  yapanların…
 
 

Bu yazı 945 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
sanalbasin.com üyesidir