Reklam

ŞEHİR ÜZERİNE HAYALLER

Erzurum'un sevilen simalarından İnşirah Sahaf ve Kitabevi İşletmecisi Sahaf Nizamettin Korucu,yayımladığı yazısında şehir meselelerine değindi ve  şehrin yöneticilerine önerilerde bulundu.

ŞEHİR ÜZERİNE HAYALLER

Erzurum'un sevilen simalarından İnşirah Sahaf ve Kitabevi İşletmecisi Sahaf Nizamettin Korucu,yayımladığı yazısında şehir meselelerine değindi ve  şehrin yöneticilerine önerilerde bulundu.

ŞEHİR ÜZERİNE HAYALLER
14 Ocak 2020 - 17:18 - Güncelleme: 23 Ocak 2020 - 01:03
Reklam

Erzurum'un sevilen simalarından İnşirah Sahaf ve Kitabevi İşletmecisi Sahaf Nizamettin Korucu,yayımladığı yazısında şehir meselelerine değindi ve  şehrin yöneticilerine önerilerde bulundu.
Kendisi bir dünya görüşünün yanısıra kişisel çıkarlarını bir tarafa bırakarak kent sorunlarını kendine dert eden biri olarak şehir insanına karşı bir tutarlılık içinde sorumluluğunun  farkında olduğunu gözler önüne serdi.
İşte o yazı;
Kıymetli okuyucum yazacaklarım şehrim üzerine kurduğum hayallerdir. Yazının bu minval üzerine okunmasını dilerim.
Ben olsaydım; bugünden itibaren:

Özellikle Yakutiye'nin tamamında ve Palandökenin doğu taraflarında, Dadaşkent’in batı taraflarında iki kattan fazla bina yapılmasına ruhsat vermezdim. İş merkezleri hariç,yeni yapılacak bütün binalara içinde ağaçları ve çimleri olan bahçe ve araçların park edeceği bir alanın olması mecburiyeti koyardım.

-Ben olsaydım yarından itibaren şehri baştanbaşa temizlerdim. İnsanların neden sokağa, caddeye, parka, bahçeye, yola çöp atmaması gerektiğini radyo, televizyon, gazete, dergi, bülten, sosyal medya, sms, billboard reklamı, el ilanı, afiş yolu ile anlatırdım.
-Çevre bilincini bütün şehir halkında en üst seviyeye taşımak için gazetecilerle, reklamcılarla, tasarımcılarla, çevre uzmanlarıyla, gönüllülerle bunu yapardım.
-Hayal ediyorum; şehirde bütün meskenlere, özel kurumların tamamına doğal gazla ısıtma sistemini getirseydim.Doğal gaz fiyatlarını herkesin rahatlıkla kullanabileceği fiyatlara indirir, gerekirse farkı karşılardım.
-Kömür ile ısınması gereken, yada yaptığı iş gereği kömür kullanması gereken iş yerlerine dünyanın en kaliteli kalorisi yüksek, karbondioksiti düşük kömürünü getirirdim. Şehrin hava kirliliğini en alt seviyeye indirirdim.
-Hayal ediyorum; şehrimde hiç kimsenin doğal gazının, elektriğinin, suyunun kesilmesine müsaade etmezdim. Bu hizmeti suiistimal edenleri ilgili birimlerle tespit eder,  fakirin, garip gurabanın, darda olanın hakkını korurdum.
-Şehrimdeki bütün mahallelerin ismini iade ederdim.  Mevcut eski taş evlerin onarımı mümkün olanları ehli elemanlarla yapardım. Halkın istifadesine tekrar sunardım. Şehirde bahçesiz, ağaçsız tek mesken bırakmazdım.
-Evlerin pencerelerinde, balkonlarında, dükkânların önlerinde çiçek yetiştirilmesini teşvik ederdim.
-Halkın geçtiği yollara, kaldırımlara araç parkına, eşya, ürün koyulmasına izin vermezdim.
-Şehri bir baştan öbür başa tekrardan kendi florasına ait başta akasya, iğde, söğüt, çam ve diğer ağaç türleriyle donatırdım.
-Tarihten günümüze hala ayakta kalmayı başarmış bütün çeşmelere gül gibi titrer, tertemiz kendi su kaynaklarıyla akıtırdım.
-Kentin bütün küçük ölçekli esnafından tabela vergisini, ruhsat harcını kaldırırdım.Kaldırımlara asfalt dökmez küçük taş parke ile güzelleştirirdim.  Şehrin ana ve ara yollarında yayaların yolu görmelerini engelleyen bütün ilan tahtası, tabela, reklam stantlarını kaldırırdım.Şehre gelen bütün yerli ve yabancı turistleri şehri gezmelerini mutlaka temin ederdim..
-Tabutlardan belediye yazısını kaldırırdım.
-Tarihi çarşıları turistik hale getirir, yerel  el sanatlarının, yöresel  ürünlerin mevsimine göre orijinal, ilaçsız, kimyasal kullanılmadan satışını sağlardım. Bütün kahvehaneleri bir eğitim, kültür, sanat ve üretim merkezi haline getirirdim.
-Yazın ve kışın halkın rahatlıkla görebileceği, ulaşabileceği buluşabileceği yerlere kapalı ve açık kitap ve sahaf sergileri açardım...
-Şehrin her bucağına bir müze açardım. Bu müzeler basın müzesi, tarım müzesi, teknoloji müzesi, sanat müzesi gibi.Bütün müzelere girişi gezmeyi ücretsiz yapardım. Şehrin her alanda kabiliyetli gençlerin tamamına fırsat sunardım.
-Sporda, el sanatlarında, bilişimde, edebiyatta, müzikte, resim, tezhip, hat sanatını her bucağa köşeye açardım.
-Her katılanın emeğini değerlendirir, teşvik ederdim.  Şehrimi doğunun Paris’i değil Anadolu’mun kalkınmış, ticareti yüksek, millî gelirden en yüksek payı alan illerinden biri haline getirirdim.Palandöken dağından, kayaktan bütün halkın yararlanması için teşvikler koyardım.
-Cuma günleri şehrin muhtelif yerlerinden mezarlıklara saat başı ücretsiz otobüs seferleri koyardım.
-Toplu ulaşımı bu işten ekmek yiyenlerinde haklarını koruyarak en ucuz hale getirirdim. Halkı özel araç kullanma yerine toplu taşıma araçlarına teşvik ederdim.Bütün bunlar benim şehrim için hayallerimdi. Yazarken bile mutlu oldum.
Nizamettin KORUCU
 

Bu haber 588 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum