Çöken Tarihi Tabya ya dair

Osmanlı Padişahı Sultan Abdülhamid Han döneminde savaşlarda kullanılması ve Palandöken geçidini tutması için 135 sene önce yaptırılan Küçük Palandöken Tabyası üç ayrı noktadan çöktü.

Çöken Tarihi Tabya ya dair

Osmanlı Padişahı Sultan Abdülhamid Han döneminde savaşlarda kullanılması ve Palandöken geçidini tutması için 135 sene önce yaptırılan Küçük Palandöken Tabyası üç ayrı noktadan çöktü.

Çöken Tarihi Tabya ya dair
27 Haziran 2020 - 01:37 - Güncelleme: 02 Temmuz 2020 - 01:23
Reklam

Sultan Abdülhamid Han döneminde Palandöken Dağı'nın zirvesine yapılan Tarihi Küçük Palandöken Tabyası çöktü.
Osmanlı Padişahı Sultan Abdülhamid Han döneminde savaşlarda kullanılması ve Palandöken geçidini tutması için 135 sene önce yaptırılan Küçük Palandöken Tabyası üç ayrı noktadan çöktü.
Bakımı neredeyse hiç yapılmayan tabyanın üç ayrı noktasında 3 metre derinliğinde çukurlar oluştu.Çukurların yanı sıra tabyanın duvarlarının büyük bir kısmıda zarar görmüş durumda.
Palandöken Dağı'nın zirvesinde 3200 metre yükseklikteki tarihi tabyanın kaderine terkedilmesi, 'duyarsızlığın bu kadarı da pes doğrusu' dedirtti.


Erzurum İli Tanıtma Derneği Başkan Yardımcısı Eğitimci-Araştırmacı Yazar Ömer Faruk Kızılkaya,tarihi tabyanın ciddi adımlar atılarak restore edilmediği takdirde yakın zamanda tamamen çökeceğini belirterek,''1884 yılından sonra yapılan bu tabya uzun süre davaşlarda kullanılmış bir yer konumunda.30 yıl öncesinde bu tabya tamamen boşaltıldı.

Buralar daha sonra ilgisiz bırakıldı.İnsanlar burası için ciddi adımlar atmıyor.Bir kaç yıl sonra bu tabyalar tamamen yıkılmış duruma gelecek'' dedi.
Kızılkaya,kaderine terk edilmiş tabyanın yeniden restore edildikten sonra turizme kazandırılıp ziyarete açılması gerektiğini kaydetti.

Diğer yandan,tarihe ilgisiyle tanınan ve bilinen Kızılkaya,tarihi tabyayı gün yüzüne çıkarmak için asıl karar vericileri,siyasileri,yöneticileri göreve davet etti.
Tarih ister gün yüzüne çıkan yüzüyle, isterse gizemli saklı yönüyle de olsa Ömer Faruk Hoca gibilerinin ilgi alanıdır.Çünkü onlar geçmişini dert eden,sorgulayan,düşünen,sadece şehrin tarih yüzünü,gün yüzüne çıkarmak değilde yaşatmak isteyen insanlardır..
Sanat çevreleri,sivil toplum kuruluşları,belediyeler ve diğer kurumlara düşen Kadim Şehir Erzurum'un tarihi zenginliklerini koruyarak onları yaşatmaktır.
Koskoca bir tarih ki üzerine kitaplar yazılsa eksik kalır..

Sercan Çetin


Bu haber 1051 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum